Bizi Takip Edin
FACEBOOK INSTAGRAM YOUTUBE
Ana Sayfa GÜNDEM, Manşet, Öne Çıkanlar 24 Mart 2026

Şalpazarı’nda Geçmişin İzleri Taş Evlerdeki Yaşam

Trabzon’un Oğuz Çepni yurdu Şalpazarı’nda, geçmişten günümüze uzanan geleneksel ev yaşamı yalnızca bir barınma biçimi değil; aynı zamanda köklü bir kültürün, paylaşma ruhunun ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir yansımasıdır.

Eski Şalpazarı evleri; alt kısmı ahır, üst kısmı ise ahşap tahtalarla bölünmüş iki odadan oluşan yapısıyla yöre mimarisinin en özgün örnekleri arasında yer alırdı. Dikdörtgen planlı bu evler, taş duvarlarla örülür; üzeri ağaçla kapatılıp teneke ile örtülürdü. Tuvaletlerin ev dışında yer alması ise dönemin yaşam koşullarını açıkça ortaya koyardı.

Bu evlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, mutfak ile oturma alanının iç içe olmasıydı. Günümüzde “Amerikan mutfak” olarak adlandırılan bu yaşam biçimi, aslında Oğuz Çepni Türklerinin yüzyıllar öncesinden benimsediği bir düzenin yansımasıdır. Bu alan; yemek yapılan, oturulan, sohbet edilen ve çoğu zaman yatılan, yani hayatın merkezinin attığı yerdi.

Evlerin en önemli bölümlerinden biri ise “terek” adı verilen mutfak dolaplarıydı. Genellikle “L” şeklinde, tamamen ahşaptan yapılan bu dolaplar yalnızca mutfak eşyalarının konulduğu bir alan değil; aynı zamanda evin düzenini, bereketini ve ailenin toplum içindeki yerini simgeleyen önemli bir unsurdu. Tereğin büyüklüğü, o ailenin ekonomik durumu ve saygınlığı hakkında sessiz ama güçlü bir mesaj verirdi.

Özenle hazırlanan tereklerin raflarında dizili bakır kap-kacaklar adeta birer prestij göstergesiydi. Büyük sahanlar, geniş taslar, kazanlar ve tavalar sadece yemek hazırlamak için değil; emeğin, birikimin ve itibarın sembolü olarak görülürdü. Ancak bakır eşyaların düzenli olarak kalaylanmasının maliyetli olması, zamanla bazı aileleri daha ekonomik olan alüminyum mutfak gereçlerine yönlendirmiştir.

Fonksiyonel yapısıyla dikkat çeken terekler genellikle iki bölümden oluşur ve çoğunlukla turkuaz ya da gri tonlara boyanırdı. Raf düzeni büyük bir özenle kurulurdu: Alt kısımlarda büyük kazanlar yer alırken, üst raflarda tencereler, sahanlar, tabaklar, taslar ve bardaklar sıralanırdı. Kenar bölümlerde ise süzgeçler, kaşıklıklar ve çeşitli mutfak gereçleri asılı bulunurdu.

Tereğin kısa bölümünde; sini koyma yeri, “tirki” (ekmeklik), saplı kapların dizildiği alanlar ve el bezlerinin asıldığı ipler yer alırdı. Mutfakta ayrıca “pöşkü” (guzine) soba önemli bir yere sahipti. Üzerinde ibrikler bulunur, soba borularına çamaşır telleri gerilir, tavan çubuklarına çakılan çivilere ise çökelik torbaları asılırdı. Su ihtiyacı genellikle evin dışındaki ya da giriş kapısının yanındaki musluklardan karşılanırdı.

Şalpazarı’nın bu mütevazı ama anlam yüklü evleri, geçmişin izlerini günümüze taşıyan önemli bir kültürel miras olarak varlığını sürdürmektedir. Terekler ise yalnızca bir dolap değil; bir dönemin yaşam tarzını, üretim anlayışını ve güçlü aile bağlarını yansıtan sessiz tanıklar olmaya devam etmektedir.

Haber: İsmet Şengül / Geyikli Haber

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hakkımızda

Geyikli Haber, Trabzon'un Şalpazarı (Ağasar) yöresinin yerel haber sitesidir. Bölgenin sesini duyurmak amacıyla yayın yapmaktadır.

© 2026 Geyikli Haber — Tüm Hakları Saklıdır.