Bir zamanlar içerisinde kahkahaların yükseldiği, sofraların kurulduğu, bacasının tüttüğü bu evin bugün sessizliğe gömülmüş hâli insanın ister istemez yüreğini burkuyor…
Oysa ki bu evin her köşesinde bir hatıra, her odasında bir hikâye vardı. Çocukların neşesi, büyüklerin sohbeti, demlenen çaylar, paylaşılan ekmekler… Sonra ne mi oldu zaman geçti; kimi gurbete gitti, kimi bu dünyadan göçtü. Kapılar kapandı, sesler sustu, geriye yalnızca bu evde yaşanan hatıralar kaldı.
Bir gün sen de bugün sıradan gördüğün bu yaşanmış günleri özleyeceksin. Aynı sofrada buluştuğun insanları, her gün duyduğun sesleri, belki de kıymetini bilmeden yaşadığın o güzel anları arayacaksın. Ama…
Çünkü evleri yuva yapan duvarları değil, içinde yaşayan insanlardır. Zaman geçer, hayat değişir; bir zamanlar hiç bitmeyecek sandığımız günler, bir gün en büyük özlemimiz olur.
Kıymetini bilin sevdiklerinizin… Henüz yanınızdayken sarılın, seslerini duyabiliyorken dinleyin. Çünkü hayat geçip gittiğinde geriye ne eski günler döner ne de giden insanlar…
Ve bir gün anlayacaksın: En çok özlediğin eski evler değil, o evlerin içinde seninle birlikte yaşayan insanlar olacak.
Haber: İsmet Şengül / Geyikli Haber #GeyikliHaber